Odaya girer girmez havası değişmişti. Kadının gözleri kıvrılmış, dudakları hınzır bir gülümsemeyle kıpırdanıyordu. Yumuşak tenine pençe gibi geçerken içindeki fırtına hemen dışa vurdu; saksoyu emerken çıkardığı ahlar o karanlık odada yankılanıyordu. Amcığını dilinin ucuyla sarkıtırken, adamın yavaş ama sert hareketleriyle bedenin ritmi uyuşmuştu. Her kökleyişinde kadın biraz daha derin nefesler alıyor, boynunu arkaya atıp amını sımsıkı kavrayan parmaklarına teslim oluyordu.
Sikinti yoktu bu anlarda, sadece yasak ve tutku vardı. Kadını çırılçıplak bırakıp yatağa yatırdığında, sırtına vuran elleriyle dirseklerini kıracakmış gibi bastırdı. Amcığından akan ıslaklığı parmaklarıyla dağıttığında, kadının yüzündeki o arsız bakış iyice alevlenmişti. “Daha sert,” diye fısıldadı kadın, sesi titreyerek ama meydan okurcasına. O da geri durmadı, hızını artırdı; inleten hararetli sikisiyle kadının amcığını patlatmaya kararlıydı.
Her dalışında amcığın içine akarken, kadın kıçını kaldırıyor, her seferinde daha azgınca dayama istiyordu. Bacaklarını omuzlarından kaldırıp açtığında adam daha derine köktü; kadının ciğerlerine kadar işleyen iniltileri arasında bedenler sıcaklığın esiri olmuştu. Dudaklar birbirine yapışmıştı artık; neredeyse boğaz boğaza gelmişlerdi ama kimse geri adım atmıyordu.
Sonunda doruğa doğru hızlanırken oda bir anda elektrikle doldu. Kadının amcığı tüm varlığıyla sıkıldı, bedenini küçük kasılmalar sardı; adam kükreyerek içini boşalttı. Üst üste gelen zevk dalgalarının arasında ikisi de nefessiz kalırken, hayvani bir tatmin hissi vardı üzerinde duran o yasak ateşin… Baştan sona kirli ve acayip güzel bir sikişti; sınırları zorlayan, acısını ve hazını aynı anda yaşatan bir savaş gibiydi bu gece.

